Röportaj

Şamdan Plus

Evin Tümay, Şamdan Plus röportajında bankacılıktan tasarıma açılan yeni yolculuğunu, erkek mücevheri fikrinin eşine aradığı bir hediyeyle doğuşunu, tasarım sürecine eşlik eden özlem ve heyecanı, kendi stilini ve mücevheri kombinle buluşturma anlayışını anlatıyor.

Şamdan Plus, röportajın açılış sayfaları

“Tasarım bir ilham ile tetikleniyor. İlham ise araştırma, gözlem, entelektüel birikim, yaşamın kendisi gibi pek çok yerden besleniyor.”

Evin Tümay

Röportajdan

  1. 01

    Erkek mücevherini modern bir dokunuşla yorumlayan markanızla mücevher tutkunlarıyla buluştunuz. Nasıl gelişti süreç?

    Mücevhere oldum olası düşkündüm. Arzu ettiğim türden bir mücevher bulamadığımda kendim çizip yaptırdığım oluyordu. Erkek mücevheri konusundaki eksikliği ise eşime yaş gününde farklı bir hediye almak istediğimde fark ettim ilk kez. Sonra geçmişe dönük baktığımda tarihte mücevherin erkekler için de kadınlar için olduğundan farklı olmadığını, hatta bazı dönemlerde en renkli ve en ihtişamlı mücevherleri kralların, padişahların taşıdığını gördüm. O dönemlerde statünün, soyluluğun, gücün göstergesi olan mücevhere bugünün modernist bakış açısıyla yaklaşarak maskülen hatlar taşıyan unisex bir form oluşturuyorum.

  2. 02

    Bu tasarımları ortaya çıkarırken üretimlerinizi nasıl bir ruh haliyle yaptınız?

    İki baskın duygu vardı benim için. İlki, neye olduğunu bilemediğim, adlandıramadığım bir özlem. Bu yaratım sürecine bir arayış diyecek olursak sonunda geleceğim noktadaki keşif, özlemi sonlandıracak gibi hissediyordum. Diğer duygu ise heyecan; yeni bir hikaye yazmaya başlamanın, farklı enstrüman ve formlarla yepyeni hikayeler anlatabilecek olmanın heyecanı.

  3. 03

    Tasarım süreçleri sizi nasıl besliyor?

    Tasarım bir ilham ile tetikleniyor. İlham ise araştırma, gözlem, entelektüel birikim, yaşamın kendisi gibi pek çok yerden besleniyor. İlhamın geldiği an içimde büyük bir coşku hissettiğim ve dışavurum için sabırsızlanmaya başladığım an oluyor. O anı, en iyi ifadeyi yakalamaya yönelik bir çaba takip ediyor. Bu kısım dış dünya ile bağlantımın kesildiği, iç dünyamla baş başa kaldığım özel bir an. ‘Evet, anlatabildim’ dediğim noktada ise tasarım tamamlanmış oluyor, büyük bir rahatlama ve keyif geliyor.

  4. 04

    Siz kendi stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

    Tek bir ifadeyle tanımlamam gerekecek olursa durumsal diyebilirim. Günlük hayatta spor giyinmeyi severim. Akşam şıklığında siyah elbiselerim, mini eteklerim ve Louboutin ayakkabılarım vazgeçilmezim. Maskülen parçalar ile feminen parçaları karıştırarak giymeyi seviyorum. Özellikle iyi kalıplı kumaş pantolonları şık body’lerle birlikte kullanmayı seviyorum. Aksesuarda en önemsediğim parça kemer.

  5. 05

    Mücevher, aksesuar ve total look arasındaki ilişkiyi siz nasıl yorumluyorsunuz?

    Bazen paralel ve uyumlu kombinler yaparım, bazen de zıtlıkları birleştiririm. Ceket giydiğim zamanlardaki vazgeçilmezim broş. İyi oturan, geniş yakalı bir cekete takılan gösterişli broşlar şıklığı bambaşka bir seviyeye taşıyor; hem çarpıcı hem de sofistike bir etki yaratıyor. Kombindeki zıtlık ve uyumun dozu tamamen ne hissetmek istediğimle ilgili. Mücevherin bir hikayesinin olmasını da çok önemsiyorum.

Diğer röportajlar

Tüm Yankı içerikleri

Showroom · İstanbul

Mücevher deneyimi ve detaylı ürün bilgileri için showroom'a bekliyoruz.

Randevu al