Erkek mücevherinde en sık yapılan hata, kadın mücevherinin küçültülmüş halini üretmektir. Oysa mesele boyut değil ağırlık dağılımıdır. Bir yüzük parmakta nasıl oturuyor, bir bileklik kol hareketiyle nasıl kayıyor, bir broş kumaşı nasıl taşıyor: erkek mücevherini erkek mücevheri yapan şey bu üç sorunun cevabıdır.
İkinci hata, sembolü bağırtmaktır. Bir işaret ne kadar büyükse o kadar az konuşur. Yakın mesafede okunan, uzaktan yalnız bir doku olarak görünen parçalar, taşıyanın kendini anlatmasına izin verir; taşıyanın yerine konuşmaz.

Malzeme, dilin grameridir
Malzeme bu dilin gramerini kurar. Mat yüzey sessizdir, parlak yüzey yükseltir. Siyah taş bir cümleyi bitirir, renkli taş açar. Bir parçada kaç tane cümle bitirici, kaç tane açıcı olduğunu saymak, o parçanın ne kadar konuşacağını önceden söyler.
Şıklık, neyi eklediğinizle değil, neyi çıkardığınızla ölçülür.
Bu yüzden bir erkeğin mücevher dolabında az sayıda ama tam oturan parça bulunur. Çok parça, çok cümle demektir; çok cümle kuran adam dinlenmez.


